21\01\2009 17 yıllık bi efsanenin göstergesinin tekrar sıfırlandığı tarih. Zaman su gibi... :))22 Ocak 2009 Perşembe
17 Ocak 2009 Cumartesi
Mahallenin d''A''lisi!*?

Türkiye meşhur olma sevdalılarının ülkesi.Her türlü kurum artık insanlarımızı meşhur olmaya teşvik eder hale gelmiş.Tabi bu duygu insan oğlunun yaradılışında da bol miktarda olduğu için sistem sadece fırsatları sunarak bu arkadaşların işini bir hayli kolaylaştırıyo. Ajdarları, Bayhanları,Caneri&Tülini... bağrından çıkarmış bi ülke olduğumuzu düşünürsek Tuncay biladerimiz hiç de şaşırtıcı durmuyo aslında.Tabi iddaları bakımından bildiğimiz TV/magazin ünlülerinden biraz farklı bi konumda,fakat genel konsept çok benzer.Ciddi bir bilgi kaynağıymış gibi başvurulmasından,fazla pof poflanmasından yada devlet televizyonuda saatlerce konuşmasından uzun uzun bahsetmeye gerek yok.
Garip bi ruh hali var genconun bi yandan hafızasındaki olayları anlatırkenki kendine olan güveni,diğer yandan gülümseyişindeki o ölümüne daşşak geçme ifadesi... hani yalanlarından bıktığı halde mahalle insanının genede fikrini sorduğu ya da görmedikleri bi olay hakkında (belkide onun da görmediğini ya da bilmediğini bildikleri halde) onun bilgisine başvurdukları insan kişisi.Herhangi bi fikri olmadığı halde dersin boş geçeceğini söyleyen öğrenci mi desem,arkadaşının sigara içtiğini babasına söyleyen çocuk mu,ne bileyim yine aynı,yazılının test olacağını yumurtlayan öğrenci mi bilemedim.
Ne kadar eleştirsekte,''sittiri çekip'' adam yerine koymasak ta seviyoruz aslında bu tür insanları. Hayvanlığa varan yersiz el şakalarımıza kızmayan kişi sanki, evet Tuncay güney bu el şakalarımıza kızmayan insan... O zaman idda ediyorum ERGENEKON bir el şakasıdır...
14 Ocak 2009 Çarşamba
9 Ocak 2009 Cuma
Abi Kaç Yapıyo Bu?

C.Ronaldo biladerimizin arabası.Bu haliyle bile Fıat Albeadan daha çekici. Kazanın yeni yılın ilk günlerinde olmasından mütevellit İngiltere medyasında ''zaten Ronaldo arabada yarı çıplaktı'' tadında haberler çıkmışmıdır bilinmez! Genco havaalanına giderken duvara toslayınca oluşan manzara bu(araba dramı böyle bişey olsa gerek,insanlık dramı gibi).Sen bi dünya para ver Ferrari al o virajı alamasın olacak şey değil.Sahibinde para b.. ta olsa insanın içi gidiyo beaa...
7 Ocak 2009 Çarşamba
6 Ocak 2009 Salı
İyi Geldi...

Yeni yıl bahanesiyle bir kez daha İstanbul'a gittim, hava şartlarına inat. Son 4 yılbaşı gecesini de hasta olarak geçirmem ayrı bi olay zaten. Demekki yeni yıla yaklaşırken insan kendine daha bi iyi bakmalıymış. Eğlenceli bi gecenin ardından tekli koltukta uyanmak çok ta dikkate alınacak bişey değildi,ama sabahına içilen çorbadaki (kelle-paça) et oranı dikkatlerden kaçmıyacak düzeydeydi.
Deney olarak küçük kurtçukları alkol dolu bi kaba atıp hepsinin öldüğünü öğrencilerine gösteren bi ilkokul öğretmeni sınıfa sorar -Evet çocuklar bu deneyden ne anladınız? Öğrencilerden biri cevap verir -Alkol içersek vücudumuzda hiç kurt kalmaz. Uygulanan ve başarıyla sonuçlanan bi deneyim, iyi geldi :) Ama aynısını augmentin sonrası içilen içki için söyleyemem.Feci bi sonuç. Kardeş öz, arkadaş özlü olmazsa kutuplara bayrağı dikip aya çıkarsın mazallah.
Gogo dart ta kötü:) özünde süper kişilik, elf kültürünün temsilci ablamız canımız ciğerimiz... İyi geldi iyi...
Hadi beaa!!!
31 Aralık 2008 Çarşamba
28 Aralık 2008 Pazar
Yapma Bunu Yapma Bunu
24 Aralık 2008 Çarşamba
Ş.Ligi Kupasını da İstiyoruz...

22 Aralık 2008 Pazartesi
Yaşar Puyiiiii
Geçenlerde Saba Tümerin hatrına yaklaşık kırk dakika kadar izledim zaatı muhteremi Haber Türk'te. Değiştim başlığı altında bir sürü süslü cümleler kurdu ne de olsa lambada gömleğini çıkarmıştı üstünden. Ee tabi çıkan gömleğin yerine bişeyler giymesi gerekiyodu sonuçta.Programda üstünde ''Read Quran Charge Your IMAN'' yazılı ''mesaj kaygılı '' tshirt vardı.Parayla imanın kimde olduğu belli olmazz klişesine inat ben burdayım içim neyse dışım da odur demeye getiriyodu. Ya da dışı kadar içi vardı bu ona yetmişti.Kurtlar vadisinin ömer hocası tadında cümleler,buram buram duygu sömürüsü kokan benzetmeler... ağzı iyi laf yapıyo Yaşarın. Uzun uzun Hac ziyaretinden bahsetti yaşadığı yoğun duyguları anlatırken yüzü gülüyodu ''güzel''. Uhrevi örnek manyağı yaptı o gece izleyicileri. (neymiş efendim arının bal yediğini gördünüzmü, ineğin süt içtiğini ama arı bal yapar inek te süt gibi..) bazen sonunu bi yere bağlamakta zorlandığımız bi sürü ''gerekli bilgi''.Buzağı ne si....mi içiyo deyip polemiğe girmek var,hadi neyse...Bi ara ciddi uçuşa geçti arkadaş Arabistanda namaz vakti millet dükkanlarını kapatıp caddelerde sokaklarda namaz kılıyomuş bu çok hoşuna gitmiş ''niye benim ülkemde de böyle olmasın'' diye yakınıyo,bu dileğini bi de örnek vererek taçlanırıyo ''on kasımda Atatürk için bir dakikalık saygı duruşu yapılıp hayat o an için duruyo da günde beş defa namaz vakti bu yaşansa olmazmıymış...Peh peh peh...Var bi problemi belli zemzem kafa yaptı desem yok sanmıyorum... Çok ta kale almaya değmez.Programın ilerleyen dakikalarında eski manken tayfasından Engin Koç la Yusuf Azuz da katıldı programa.Engin aynı kafa Yaşarla sağlam dekoder lazım... Tabi muhabbet eskilerden gırgır şamata ama bizim işgüzar Yaşar arada sokuşturuyo uhreviyattan incileri araya.Muhabbetin bi noktasında nasıl olsuysa ölümle yaşama getirdi Yaşar konuyu inanın anlayamadım. Yine kendi ekolüne has ses tonuyla başladı konuşmaya, bebekler dünyaya gelirken ağlarmış neden çünkü öldüklerini sanarlarmış(Bilgi). Bu konu üzerinde konuşmaya niyetliydi ki bu üçlünün suskun golcüsü Yusuf girdi devreye,hemde ne giriş Yaşarın gözlerine baka baka ''yanlışın var tüm çocuklar fenerli doğar o yüzden ağlar sonradan doğru yolu bulup susarlar öyle öldüklerini falan sandıklarından değil'' deyi deyi verdi... Saba gülmek sana çok yakışıyo çok...
15 Aralık 2008 Pazartesi
Tepkime #2
Yedinci karşılaşmalarıydı.Saymayı huy edinmiş birine göre gerekli fakat önemsiz bi detaydı. Bıraktı saymayı. Zaten rüzgarla şişen yelkenin ters döndüğünü biliyordu,aslında dümeni kırarak bunu kendi sağlamıştı.Sanki memnundu bu durumdan , ilerlemenin çözümünü kürek çekmekte buldu rüzgar rüzgar nereye kadar.Kafasında yarattığı düşünceler kısa süre de olsa kontrolü ele geçirmişti.Küçük bi ders gibiydi aslında tüm bunlar.Spontane yaşamı sürekli kılmış biri için artık reel ve planlı bi yol inceden görünmeye başladı... 10 Aralık 2008 Çarşamba
14 Kasım 2008 Cuma
18 Ekim 2008 Cumartesi
aduket #ÇGHB
15 Ekim 2008 Çarşamba
Tepkime #1

Gecenin ilerleyen saatleri eğlenceli ama eksikti .Bu yüzden sevdiği insanlardan oluşan ortamın sıcak sohbeti bile kulaklarından geçiyor fakat eksikliği aşamıyordu .Zaman o geceki deniz kadar durgundu. Görmeyi hiç tahmin edemiyceği arkadaşlarıyla karşılaşmak bile onu şaşırtmaya ya da sevindirmeye yetmedi. Sabaha karşı yattığında başka ne bu kadar uzun düşünülebilir diye kendi kendine sordu. Cevabını buldu,uydu...
12 Ekim 2008 Pazar
harbiden zor iş vizyon darlığı... zaten bi insan herhangi bi konudan bahsederken ne kadar çok -neler neler ikilemesini kullanıyosa o kadar kaçacaksın onunla diyalogtan 3 kelime arkasından neler neler , cümleyi bitir hemen daha neler neler... yapmadığı dolayısıyla anlatamadığı olaylar ... kısacası neler neler...
8 Eylül 2008 Pazartesi
Yapma Bunu Yapma Bunu
3 Eylül 2008 Çarşamba
marion cotillard








